3 Nisan 2009 Cuma

Pj Harvey & John Parish - A Woman A Man Walked By


şaka maka bir dönemdir yeni gruplar işin suyunu çıkarırken, eskiler böyle ölmüş kimliği sahiplenip köşede bekliyorlar sanıyordum...dum ki, decemberists den tutun da placebo ya kadar herkes yeni albüm cıkardı, cıkarıyor.... konuyu su güzel havada uzatmayacagım...kelimeler kışın kıymetli olur....

güzel ve pj harvey gibi 90lar kokan bir iş...


19 Mart 2009 Perşembe

Scott Matthew - Scott Matthew (2009)





2006nin hangi evresindeydi bilemiyorum ama, internette gezinirken, sevimli, aktivist ve pornografik bir filme rastladım...daha sonra güç bela buldugum bir link sayesinde indirdim ve seyrettim...daha sonraları, 2007 de istanbul film festivalinde de gece kusaginda gösterilen ve seyrettgim bu curcuna karnavalı film shortbusdı.
bu film öylesine bir tatli eksi kaosu barındırıyordu ki, filmde butun zıt kutuplar yan yanaydı...işin garip tarafı, filmin durgun kısımlarındaki melankolinin bile dingin ve aşırı huzur veren bir yapısı vardı.
bu filme bu denli deginmemin bir numaralı sebebi de iron and winedaki samuel beam abimizi cagrıstırması sebebiyle scott matthew.
o gürütünün içinde, melakolik sarkılar calan saclı sakallı, hüzünlü bir kabare canlandıran karakteri ve indienin yükselişe gectigi su evrede tam da gösterişi kalitesinde gizli olan scott matthew, gizliden bizi etkilemekle kalmıyor, bir sessiz icon edasıyla daha sonrada akıllarımıza oturuyor.
gel gelelim john cameranın cektigi bu gökkusagı filminde, özellikle yer almasını istiyor scott'dan.bu süreç içinde, 90larda kaybolan shoegaze grupları ve indie grupları gibi sönük ve sessiz bir sekilde ilerleyen scott, soundtrack albümünde yer alan 3-4 parcası ve daha önce yer almayan sarkılarıyla 2009 da kendi adını alan albümünü çıkarıyor.daha önce EPleri ve toplama albümlerde yer alan scott, son dönemdir sönük giden alternatif piyasayı sadeligin sıklığıyla parlatıp, 2000lerin bitişine dogru geldigimiz su günlerde, tam da bu dönemin bizlerinin beynine ışık yakıp, bu işi de hiç de zorlamadan, oldugu gibi, naif, saf ve sade bir albumle önümüze koyuyor.

herkesin tür zevkinin çeşitliliğini göz önüne alınca, özellikle akustiği bol, gösterişten uzak, ama bir o kadarda kendinden emin karizma durusuyla son günlerin yeni little jesusını
deneyin...

en azından biraz huzur bulmak isterseniz.

Scott Matthew - Scott Matthew (2009)

19 Şubat 2009 Perşembe

Shallow And Profound - Yonderboi


insan oglu cok garip, hele ki müzik dinlemeye baslayınca...

giriş gelişme sonuc...ilk önce ergenlik evresinde her seye saldırıp ergenlik bitince,

olgunluk evresine kadar cesit cesit muzik deniyor ki, bu olgunluk evresi genelde 40ları buluyor ve,
ya klasik muzik ya da caz dinliyor...
ama özellikle bu evrede ''gelişme''de,
körü körüne rock gruplara baglanmak yerine, yavas yavas electronik e, etnik e, triphop a sarabiliyor.
isterseniz gencliginizde tori dinleyin...ama belli bir sure sonra cok cok cok sarmalanıyorsunuz ve arastırıyorsunuz ve belli bir kalıba sokamıyorsunuz muzik zevkinizi.
90ların az da olsa etkisini hissetseniz de, daha cok bizim gibi genc işi bir ''gotan project'' i yonderboi.Macaristandan gözümüze ilişen tek sey belki de.

tahmin ettigimden cok daha fazla dinledim.

Yonderboi un ilk albumu.

20 Ocak 2009 Salı

Mutluluklar kısadır: The Organ - Thieves EP


2004te kendi ülkelerinde çıkan, 2sene rotarla dünyaya yayılan koca bir post-punk sekerlemesiydi, The Organ 'ın debutsü GRAB THAT GUN. çok güzeldi, ve adeta the smiths i hortlatmış bir feminenlikleri vardı bu kızların. alternatif ve bağımsız camiada birden sükseli bir albüme ve bir o kadar da dinleyiciye sahip olmak sanırız küt diye olmaz. Ama "brother"la acilan bir albümün kalitesi hiç düşmeden albüm bitene kadar devam ediyorduysa, başka da bir şey bekleyemezdik zaten. Bu kısmı hepimiz biliyoruz.

Gelelim şekerleme benzetmesine. The Organ adeta koca bir mutluluk bahşedip, çok güzel bir rüya yaşattı ama hemen akabinde, grup dagıldı. halen o albümü kime dinletsem hayret eder, agzı açık kalır bunu başarabilmiş bir grubun dagılabilmesine. Ve dagılan bir grup daha ilk albüm sonrası bunu yapıyorsa, birleşmeleri beklenemez. tam da onlar 2000lerde yerlerini bu albümle sağlamlastırıp anı olmuş derken, o dönemden oldugunu tahmin ettiğim 6 şarkılık EPleri ile 2000ler bitmeden yine bir gülümsediler şöyle...

20 Aralık 2008 Cumartesi

come on skinny love...


kış geldi malum, herkesin bir yere kapanası var...kafeler, arkadaslarda toplanmalar vs...

bu herkesler 1.grup olsun.

bir de müzikcalarlarında yolda, yururken, melankolikken, iskelet agaclara bakıp ayazı hissedenler de var: bunlar da 2. grup.(bunlar genelde muzikten sıyıranlar)


konuyu fazla uzatmayacagım...bon iverın for emma, forever agosu beni birinci gruptan alıp 2.gruba sokanlardan. indie/folk türünde güzel kotarılmış bir iş... ve şu dönemde kendini dinlettirenlerden.
hele de kahve ve sigara varsa;)


10 Aralık 2008 Çarşamba

Computerclub - Before The Walls Came Down


post punk olan ve 90lar havasını barındıran, hem havalı hem de bir o kadar samimi bir muzik before the walls came down. computerclub gencecik ve taze bir grup; kesinlikle 2008in denenmesi gerekenlerinden.
download: